Anketler

Bugüne kadar vücudunuzda en sık hangi bölgede ağrı yaşadınız?









Sonuçlar

Lenf Ödem nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Lenf sıvısının hareketi, toplardamarlardaki gibi iskelet kaslarının basıncı ve solunum hareketleriyle sağlanır ve kanın hareketine göre oldukça yavaştır. Çünkü lenf sistemine basınç yapan özel bir kalp ve atardamar yoktur. Lenf sıvısını taşıyan lenf kanalları ve lenf düğümleri hasara uğrarsa, veya doğuştan kusurluysa lenf sıvısı vücutta birikir. Bir bölgede biriken sıvı miktarı, lenfatik sistemin taşıma kapasitesinden daha büyükse lenfödem oluşur. Lenfödem, halk arasında bilinen adıyla “Fil Hastalığı”, lenfatik sıvının hücreler arası dokuda birikerek, sıklıkla kollarda veya bacaklarda, ara sıra da gövdede şişmeye neden olmasıdır. Lenfödem, venöz (toplar damar sistemi) yetmezlik sonucu oluşan ödemle karıştırılmamalıdır. Bununla beraber tedavi edilmeyen venöz yetmezlik kombine venöz-lenfatik sistem yetmezliğine dönüşebilir.

Lenfödem Nasıl Ortaya Çıkar?

Lenfödem doğumda, ergenliğin başlangıcında veya yetişkinlik çağında sebebi bilinmeyen şekilde başlayabilir ve primer lenfödem olarak adlandırılır. Sekonder lenfödem veya edinilmiş lenfödem, cerrahi sonrası, radyasyon, enfeksiyon veya travma sonrası gelişebilir. Meme kanseri gibi bazı kanserler ve tedavisi için lenf düğümlerinin alınması, lenfödem açısından daima risk taşır. Cerrahi olarak ne kadar fazla lenf düğümü çıkartılırsa, lenfödem oluşma riski o kadar artmaktadır. Lenf nodülü alınmasına bir de radyoterapi eklenirse, lenfödem oluşma riski daha da artar. Mastektomi sonrası gelişen lenfödem tutulan kolda ağırlık, ağrı, duyu kaybı, hareket kaybı ve fonksiyon bozukluğu ile karakterizedir. Bu durum kişinin yaşam kalitesini oldukça olumsuz yönde etkiler. Hastalarda anksiyete, depresyon ve uyum sorunları, sosyal ve seksüel problemler açığa çıkar. Lenfödemli kol veya bacak kolayca enfeksiyon kapar ve daha da kötüleşerek hastanın genel sağlığını da olumsuz etkiler. Ve ne yazık ki tedavi görmemiş, yetersiz veya yanlış tedavi gören hastaların kol ve bacak şişmeleri giderek artar. Gelişen bu problemler genellikle tedavinin başarısını da etkilemektedir. Bu yüzden tedaviye erken dönemde başlanılması oldukça önemlidir.

Lenfödemin Belirtileri Nelerdir?

Lenfödem hemen gelişmeyebilir, bazen lenfatik sistemde olan yaralanmayı takiben 15 yıl veya daha uzun sürede ortaya çıkar. Belirtiler ilk olarak el ve ayak sırtında görülür. Kol veya bacak ağırlığında artış söz konusudur. Cilt gergin ve serttir. El ve ayaklarda duyu bozuklukları ve eklem sertlikleri görülebilir. Enfeksiyona karşı dirençte azalma görülebilir. Dirsekte veya dizin arkasında gerginlik ve hassaslık görülür. Kol veya bacakta dolgunluk hissi, deride gerginlik, el bileği veya ayak bileği ve parmakların hareketliliğinin azalması, giysi, bilezik, saat, yüzük, ayakkabı, çorap, gibi eşyaların dar gelmesi, iz bırakması gibi belirtilerin biri bile dikkatinizi çektiğinde, derhal uzmanınıza başvurmalısınız.

Lenfödem İlerleyici Bir Hastalık mıdır?

Lenfödem, tedavi edilmezse ilerleyici bir hastalıktır. Lenfödemin klinik tablosu ciddiyetine göre 3 döneme ayrılır ve tedavi edilmeyen hastalar dönem 1’den dönem 3’e ilerler:

Dönem 1: Geri dönebilen lenfödem

Ödem gün içinde giderek artar geceden sonra dağılır

Kesin tanımlanmayan yakınmalarla birlikte geçici şişme görülür

Dönem 2: Kronik geri dönmeyen lenf ödem

Sürekli şişlik, ağır hissetme

Ağrı, yanma

Hareket kısıtlanması

Dönem 3: Lenfostatik Elafantiasis (Fil Hastalığı)

Zaman geçtikce artan uzuv deformasyonu

Önemli ölçüde hareket ve fonksiyon kısıtlanması

Ciddi ağrılar

Lenfödemin Tedavisi Var mı?

Lenfödemin fizyoterapi ve cerrahi olmak üzere iki tür tedavisi mevcut. En başarılı sonuçlar bu iki yöntem birlikte kullanıldığında alınıyor.

Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi Nedir?

Kompleks Boşaltıcı Fizyoterapi yönteminde, hastalara tamamen elle yapılan özel bir lenf drenajı, tedavi sonrası yine sadece lenfödeme özel bandajlarla yapılan kompresyon tedavisi uygulanmaktadır. Ödem tedavinin ilk 10 seansında belirgin olarak azalmaktadır. Hastanın durumuna göre 20-30 seans tedavi uygulanmaktadır. Tedavi bitiminde hastaya uygun basınçta bası giysisi verilmektedir. Bu tedavi tutulu kol veya bacağın hacmini azaltır, lenf dolaşımını sağlar.

Manuel Lenf Drenajı Nasıl Yapılır?

Lenf sisteminin elle manipule edilerek, bloke olmuş lenf sıvısının serbest akışının sağlanması tekniğidir. Elle uygulanan özel bir teknik olup amacı; ödemli bölgeden lenf sıvısını alıp vücudun diğer bölgelerine akışını sağlamaktır. Manuel lenf drenajı derinin tam altındaki yüzeyel lenf damarlarına hafif basınç uygulaması ile yapılır. Her hasta için manuel tekniğin tipi ve sırası farklı bir prensip ile fizyoterapist tarafından belirlenir ki bu; ödemin aşaması ve alanına bağlıdır. Manuel lenf drenajı lenf dolaşımına etkisi olmayan diğer tekniklerle karıştırılmamalıdır. Bu diğer teknikler lenfödem için faydalı olmadığı gibi zararlı da olabilmektedirler.

Kompresyon Tedavisi Nedir?

Kompresyon tedavisi dışarıdan lenfödemli alana basınç sağlamak amacı ile iki şekilde uygulanır: Kompresyon Bandajları ve Kompresyon Giysileri. Lenfödem tedavisinde kullanılan bandajların özelliği; kas aktivitesi sırasında yüksek basınç ve kas istirahati sırasında düşük basınç uygulaması ile lenf sıvısının etkilenmiş uzuvda tekrar birikmesini önlemesidir. Diğer bandaj şekilleri ise lenfödem için zararlı olabilir, kullanılmamalıdır. Kompresyon (Bası) Çorapları ise tedavi bitiminde takip sürecinde giyilmesi gereken materyallerdir ve kişiye özel yapılmalıdır.

Lenfödem Hastaları Egzersiz Yapmalı mı?

Lenfatik sıvının akış hızı, iskelet kasları tarafından sağlanan aralıklı dış basınca bağlıdır. Bu nedenle sıvı drenajına yardım etmek için kas aktivitesi de gereklidir. Egzersizler bandaj veya çorap kullanımı eşliğinde yapılmalıdır. Dirençli egzersizlerden ve ağırlık egzersizlerinden kaçınılmalıdır. Egzersiz programı hastaya özel olarak tedaviyi yürüten fizyoterapist tarafından hazırlanmalıdır. Egzersizler 3 başlık altında toplanabilir:

Isınma ve pompalama egzersizleri

Solunum egzersizleri

Germe egzersizleri

Lenfödemli kolumu veya bacağımı korumak için ne yapmalıyım?

Lenfödem riski taşıyan ve lenfödemli uzvun bakımı ve korunması oldukça önemlidir. Tedaviden sonra da tedavinin başarısının devam etmesi için hastanın da dikkat etmesi gereken bu hususlar şöyledir;

Cilt temiz tutulmalı ve iyice kurulanmalı, nemli bırakılmamalıdır

Cilt bakımı ve esnekliğine dikkat edilmeli, nemlendirilmesi için yağsız kremler, vücut sütü, vücut losyonu gibi yağ içeriği çok az olan nemlendiriciler kullanılmalıdır

Sıcak günlerde terlememesi ve ciltte mantar oluşumunu engellemek için antifungal pudralar kullanılmalıdır

Kesik, kedi-köpek tırmalaması, darbeler enfeksiyona ve lenf yollarının hasarına yol açacağından kaçınılması gereken durumlardır.

Lenfödemli hastalar sıcak su, kaplıca suyu, güneşlenmekten uzak durmaya, aksine ödemli kol veya bacağı soğuk tutmaya özen göstermelidirler.

Tekrarlanan, yorucu hareketler, ödemi daha kötüleştirebilmektedir

Aşırı kilo, dengesiz beslenme, yetersiz veya aşırı egzersiz, uzvun aşırı ısıya maruz kalması, yolculuk, ağır şeyler taşıma etkilenen kol ya da bacağın sıkılması (örn: tansiyon ölçülmesi, sıkı saat, sıkı kıyafetler) lenfödemi tetikler ve arttırır.

Etkilenmiş kola manikür ve enjeksiyon yaptırılmamalıdır

Etkilenmiş veya diğer ayakta nasırlar kesilmemeli, yumuşatıcı kremlerle korunmalıdır

Tırnakları keserken deriyi kesmemeye dikkat edilmelidir

Jilet kullanılmamalı, istenmeyen tüyler traş makinesi yardımıyla alınmalıdır

Mutfakta veya bahçede iş yaparken kesiklerden korunmak için mutlaka eldiven giyilmelidir

Güneş yanığından kaçınılmalı güneşlenirken yüksek koruma faktörlü koruyucular kullanılmalı ve uzuv asla uzun süre güneşe maruz bırakılmamalıdır

Kompresyon çorapları çoğu zaman güneşten korumamakta ve uzvun yanmasına sebep olabilmektedir

En ideal sporlar yüzme ve dalmadır

Bunun yanı sıra lenf dolaşımını sağlamak için tedavi sonrası öğrendiğimiz egzersizleri düzenli olarak uygulamalıyız.

Sütyen, çamaşır, diğer giysiler ve takılar sıkı olmamalıdır

Bu giysilerin ciltte oluşturduğu kızarıklıklar lenf dolaşımının engellendiği anlamına gelmektedir

Geniş omuz askısı ve gerekiyorsa askının cilde değdiği yere pamuk ped yerleştirilmesi önerilebilir

Aynı şekilde tansiyon da etkilenmiş koldan ölçülmemelidir

Uçak yolculuğu sırasında basınç düşmesi nedeniyle kol çorabı ve kompresyon bandajı mutlaka kullanılmalıdır

Gece uyurken etkilenmiş kolun üzerine yatmamaya özen gösterilmelidir

Diyet kısıtlamalarının lenfödeme bilinen bir etkisi yoktur

Eğer aşırı kilo yoksa düzenli beslenilmeli, aşırı tuz kullanılmamalı ama tuz asla kesilmemeli ve bol su içilmelidir

Aşırı kilolardan kaçınılmalı, kilo fazlası varsa uzman tarafından hazırlanmış bir diyet programı uygulanmalıdır

Tedaviden sonra kullanılmaya başlanan bası çorabı özellikle ilk 6 ay, gece ve gündüz düzenli kullanılmalıdır

Eğer kol veya bacak geceleri kendiliğinden küçülüyorsa bası giysisi gece çıkarılabilir

Bası giysileri özel günlerde bir kaç saatliğine çıkarılabilir

Bası giysileri talimatlara göre kullanılmalı ve temizlenmelidir

Herhangi bir şikayet, bol gelmesi ya da sıkması durumunda doktora başvurulmalıdır

Kompresyon giysileri belli bir bölgeyi bant şeklinde sıkmamalı, kızarıklık oluşturmamalıdır

Yetersiz lenf dolaşımından ötürü şişen uzuv, tedavi ile normal ya da normale yakın hale geldikten sonra da bakımına dikkat edilmezse durumun tekrarlayabileceği unutulmamalıdır. Şunu bilmelisiniz ki yetersiz lenf sisteminiz nedeniyle şişen kol veya bacağınız, tedavi ile normal veya normale yakın hale geldikten sonra da takibi ve bakımı devam etmelidir. Lenfödem hemen tüm hastalarda önlenebilir, azaltılabilir ve kontrol altına alınabilir.